Hacker konferansında gerçek zamanlı CO2 izleme sistemi kuruldu

Yeni Zelanda’nın önde gelen hacker etkinliği Kawaiicon, katılımcıların büyük konferanslardan sonra sıkça yaşadığı con crud olarak bilinen rahatsızlık riskini azaltmak için dikkat çekici bir önleme imza attı. Organizasyon, etkinlik başlamadan önce Michael Fowler Centre genelinde kendi geliştirdiği karbon dioksit (CO2) izleme sistemini devreye aldı. Katılımcılar, konferans alanlarının hava kalitesini daha gelmeden çevrimiçi bir panel üzerinden takip edebildi.

Gerçek zamanlı hava kalitesi takibi

Kawaiicon ekibi, 6 Kasım’da kapıların açılmasından önce salona DIY tipi CO2 sensörleri yerleştirdi. Katılımcılar; oturum odaları, kayıt masası, çocuk alanları ve sessiz dinlenme odaları gibi birçok bölgenin CO2 seviyelerini anlık olarak görebildi. Organizasyon, topluluğun risk odaklı yapısına gönderme yaparak “Neredeyse hepimiz risk temelli bir sektörden geliyoruz” ifadelerine yer verdi.

Defcon ve Black Hat’in kurucusu Jeff Moss, sistemi “hacking ruhunun gerçek bir örneği” olarak tanımladı ve CO2’nin risk göstergesi olarak pratik bir araç olmasına rağmen uygun maliyetli izleme çözümlerinin hâlâ sınırlı olduğunu vurguladı.

Con crud ve viral yayılım riskleri

Con crud; büyük etkinliklerde uzun süre kapalı ve kalabalık ortamlarda bulunan katılımcıların yaşadığı, soğuk algınlığına benzeyen yaygın bir rahatsızlığı ifade ediyor. CO2 seviyelerinin yükselmesi ise hem bilişsel performansı düşürüyor hem de virüslerin ortamda daha uzun süre kalmasına imkân tanıyor. Bu nedenle Kawaiicon ekibi, ülkede görülen kızamık vakaları ve devam eden COVID-19, grip ve RSV dalgaları nedeniyle sistemi kritik bir önlem olarak değerlendirdi.

Organizatörler, Michael Fowler Centre’ın eski bir HVAC sistemine sahip olduğunu ve MERV-8 sınıfı standart filtrelerin sınırlı koruma sunduğunu belirtti.

Adafruit tabanlı DIY sensörler

Kawaiicon ekibi, hazırlıklara bir ay önce başladı ve Adafruit’in Matrix Portal projelerinden uyarladığı 13 adet RGB Matrix Portal CO2 monitörünü salon genelinde belirlenen noktalara yerleştirdi. Sistem; canlı veriler, günlük en yüksek–en düşük ölçümler ve geçmiş trendleri gösteren çevrimiçi bir panele bağlandı. Kurulum Otago Üniversitesi Halk Sağlığı bölümüyle birlikte test edildi.

Adafruit kurucusu Limor “Ladyada” Fried, yapılan çalışmayı “harika” olarak nitelendirerek bunun insanlara gerçek dünya hava kalitesi ölçümünü öğretmesi açısından önemli olduğunu belirtti.

Akıllı yerleşim ve salon düzeni

Salonun yüksek tavanlı ve akustik açıdan güçlü yapısı, sensör yerleşimini kritik hâle getirdi. Ana salonda her kat için iki monitör, Renouf salonunda iki monitör ve ayrıca kreş, Kuracon çocuk etkinlik alanı, sessiz oda, kayıt masası ve yeşil odada da sensörler konumlandırıldı.

Organizatörlere göre yerleşim yapılırken “nefes alma yüksekliği”, “pencere ve kapılardan uzaklık” ve “odalar için birden fazla ölçüm noktası” gibi kriterler dikkate alındı.

Katılımcılar anlık risk yönetimi yaptı

Etkinlik boyunca katılımcılar telefonlarından CO2 değerlerini kontrol ederek maskelerini takıp çıkarmaya veya daha iyi havalandırılan bir alana geçmeye karar verdi. Kayıt masasına yerleştirilen ekranda tüm salonların o anki CO2 değerleri görülebiliyordu. Duvarlardaki küçük ekranlarda ise trafik ışığı sistemi kullanıldı:
Yeşil = güvenli, turuncu = artan risk, kırmızı = yüksek CO2.

Ayrıca salona yerleştirilen QR kodlu posterler sayesinde panel her yerden erişilebilir hâle getirildi.

Erişilebilirlik odaklı bir yaklaşım

Organizatörler, sistemin düşük maliyetli olduğunu ve gönüllü desteğiyle her konferansta uygulanabileceğini belirtiyor. Etkinlikte maske zorunlu tutulmadı ancak teşvik edildi; ücretsiz maske dağıtıldı ve isteyenler için tam kapsamlı ücretsiz çevrimiçi yayın sunuldu.

Topluluğa verilen mesaj ise netti: “Her katılımcının risk toleransı farklıdır. Herkes kendi kararını verebilmeli.”

İlgili içerikler