Teknoloji HaberleriŞirket & GirişimBakır kıtlığı kapıda: Transition Metal Solutions, prebiyotiklerle madenciliği dönüştürmeyi hedefliyor

Bakır kıtlığı kapıda: Transition Metal Solutions, prebiyotiklerle madenciliği dönüştürmeyi hedefliyor

Transition Metal Solutions, mikropları destekleyen prebiyotik katkılarla bakır üretimini %30’a kadar artırmayı hedefliyor.

Bakır; veri merkezlerinden elektrikli araçlara, yenilenebilir enerjiden altyapı projelerine kadar modern ekonominin temel minerallerinden biri. Ancak mevcut gidişat değişmezse, dünya önümüzdeki 10–15 yıl içinde ciddi bir bakır arz açığıyla karşı karşıya kalabilir. Tahminlere göre 2040’a kadar talep arzı %25 oranında aşabilir. Bu da bakır fiyatlarının önümüzdeki yıllarda daha da yükselmesi anlamına geliyor.

Bu tablo, yatırımcıların ve teknoloji şirketlerinin bakır sektörüne ilgisini artırmış durumda. Örneğin yapay zekâ destekli maden arama girişimi KoBold Metals, Zambiya’da bulduğu bakır yatağını işletmek için geçtiğimiz yıl 537 milyon dolar yatırım toplamıştı.

Mikrop destekli çözüm: “Bakır madenleri için prebiyotik”

Bakır arzını artırmak için tamamen farklı bir yaklaşım geliştiren girişim ise Transition Metal Solutions. Şirket, bakır üretimini %20–30 oranında artırabilecek bir yöntem geliştirdiğini söylüyor. Yöntemin merkezinde ise maden sahalarında doğal olarak bulunan mikrobiyal toplulukları güçlendiren katkı maddeleri yer alıyor. Girişim bu yaklaşımı, “bakır madenleri için prebiyotik” olarak tanımlıyor.

Şirket, teknolojisini ölçeklendirmek için 6 milyon dolarlık tohum yatırım aldığını açıkladı. Yatırım turuna Transition Ventures liderlik ederken, Astor Management AG, Climate Capital, Dolby Family Ventures ve SOSV dahil çok sayıda fon katıldı.

Bakır üretiminde mikropların kritik rolü

Mikroorganizmalar, uzun süredir bakır üretiminin gizli kahramanları olarak biliniyor. “Heap leach” adı verilen ve asitli çözeltilerle yapılan yöntemde mikroplar, bakırı mineral yapısından ayırarak saf metal haline getirilmesini sağlıyor. Ancak bugüne kadar yapılan çalışmalar, genellikle tekil veya genetiği değiştirilmiş mikrop türlerine odaklandı.

Transition’ın kurucu ortağı ve CEO’su Sasha Milshteyn’e göre bu yaklaşım çoğu zaman beklenen sonucu vermedi. Laboratuvarda kısa süreli artışlar görülse de, sahada bu etkinin hızla kaybolduğu ya da hiç oluşmadığı gözlemlendi.

“Sorun, mikropların tek başına çalışmaması”

Milshteyn, mikropların bireysel aktörler değil, karmaşık topluluklar halinde çalıştığını vurguluyor. Bir türün sayısını artırmanın, ekosistemin tamamı desteklenmeden sınırlı fayda sağladığını söylüyor. Üstelik maden yığınlarındaki mikrobiyal yaşamın %90’ından fazlası bilimsel olarak hâlâ tanımlanmamış durumda.

Bu ortamlar laboratuvarda da zor taklit ediliyor: pH değeri yaklaşık 2, ortamda kil ve farklı metaller bulunuyor. Bu da klasik biyoloji araçlarının etkisini azaltıyor.

Strateji değişikliği: Tüm topluluğu güçlendirmek

Transition Metal Solutions, “yıldız mikroplar” aramak yerine mikrobiyal topluluğun tamamını daha verimli bir duruma yönlendirmeyi hedefliyor. Şirket, maden sahalarında zaten bulunan düşük maliyetli, çoğunlukla inorganik bileşikler kullanarak bu ekosistemi destekliyor.

Laboratuvar deneylerinde bu yaklaşım dikkat çekici sonuçlar verdi. Geleneksel yöntemlerle cevherden bakırın yaklaşık %60’ı çıkarılabilirken, Transition’ın özel karışımıyla bu oran %90’a kadar çıktı.

Sahada hedef: %50–70 verim

Gerçek maden koşullarında verimin biraz düşmesi bekleniyor. Bugün sahadaki heap leach uygulamalarında bakır kazanım oranı %30–60 arasında değişiyor. Milshteyn, Transition teknolojisinin bu oranı en az %50–70 seviyesine, hatta bazı sahalarda daha yukarıya taşıyabileceğini düşünüyor.

Her madenin mikrobiyal yapısı farklı olduğu için, şirket katkı maddelerini sahaya özel analizlerle uyarlamayı planlıyor. Zamanla oluşacak veri seti sayesinde, bir madenin neye ihtiyaç duyduğunu önceden tahmin edebilen bir modele ulaşılması hedefleniyor.

Sıradaki adım: Bağımsız doğrulama

Ancak bu iddiaların sektörde kabul görmesi için bağımsız doğrulama şart. Transition, tanınmış bir üçüncü taraf metalurji laboratuvarı ile çalışarak sonuçlarını test etmeye hazırlanıyor. Tohum yatırımının önemli bir kısmı bu aşamaya ayrılacak.

Başarılı olunması halinde şirket, on binlerce ton cevher içeren demo yığınlar üzerinde uygulamaya geçmeyi ve ardından teknolojisini dünya genelindeki bakır madenlerine yaymayı planlıyor.

Milshteyn’in sözleriyle:

“Tipik bir madende malzemenin %65’i geride bırakılıyor. Madem orada, mümkün olduğunca fazlasını çıkarmalıyız.”

Teknolojihttp://www.teknoloji.pro
Teknoloji.pro, dijital dünyanın hızla değişen dinamiklerini doğru okuyarak; teknoloji, inovasyon, bilim, girişimcilik ve yapay zekâ alanlarında güvenilir, güncel ve derinlikli içerik üretmek amacıyla kurulmuş bağımsız bir teknoloji platformudur.