Türk bilim insanı öncülüğünde 4 yeni ötegezegen keşfi

Türk bilim insanı Selçuk Yalçınkaya’nın öncülüğünde biri yaşanabilir bölgede olmak üzere 4 yeni ötegezegen keşfedildi. TOI-5799c yaşam arayışı için güçlü aday.

Ankara Üniversitesinden doktora öğrencisi Selçuk Yalçınkaya’nın öncülüğünü üstlendiği uluslararası gök bilimci ekibi, biri yaşanabilir bölgede olmak üzere 4 yeni ötegezegen keşfetti. Çalışmanın sonuçları, gök biliminin en prestijli yayın organlarından Astronomy & Astrophysics dergisinde yayımlandı. Keşif, Türkiye’nin yıldızını parlatan bilimsel başarılar arasında yerini aldı.

Türkiye’den dünyaya yayılan bir keşif: Çok uluslu takım, çok uluslu teleskoplar

TÜBİTAK’ın 2214-A Yurt Dışı Doktora Sırası Araştırma Burs Programı kapsamında desteklenen Yalçınkaya, araştırmalarının bir bölümünü Belçika’daki Liege Üniversitesinde yürüttü. Dünya genelinde Şili, Türkiye, Kanarya Adaları, Meksika gibi gözlem üslerini kapsayan 20’ye yakın teleskop, keşif sürecinde kritik ölçümler sağladı.

Aralarında Nobel ödüllü bir bilim insanının da bulunduğu gök bilimcilerden oluşan ekip, TESS uzay teleskobunun topladığı ön verileri doğrulamak için geçiş yöntemi olarak bilinen en yaygın ötegezegen tespit tekniğini kullandı. Yıldız parlaklığındaki periyodik düşüşleri analiz eden araştırmacılar, üç farklı yıldızın yörüngesinde 4 yeni gezegen bulunduğunu kanıtladı.

Süper-Dünya ve mini-Neptün sınıfında 4 yeni gezegen

Araştırmada keşfedilen gezegenlerin tamamı Dünya’dan büyük olmakla birlikte farklı türlere ait:

  • TOI-6223b: Yıldızına çok yakın bir “sıcak-Neptün”.

  • TOI-1743b: Dünya’dan %70 daha büyük bir Süper-Dünya; yüksek radyasyona maruz kalıyor.

  • TOI-5799b: Yıldızına yakın, yüksek sıcaklıklı bir Süper-Dünya.

  • TOI-5799c: Yaşanabilir bölgenin içinde yer alan karasal gezegen adayı.

Bu gezegenlerin belirlenmesi için hem AUKR (Kreiken Rasathanesi) hem de TÜBİTAK Ulusal Gözlemevi teleskoplarından elde edilen veriler analiz edildi.

TOI-5799c: Yaşanabilir bölgedeki en umut verici karasal gezegen adaylarından biri

Keşfedilen 4 gezegen içinde en çok dikkat çeken, yaklaşık 90 ışık yılı uzaklıktaki TOI-5799c oldu. Karasal özellikler taşıdığı tahmin edilen bu gezegen, yıldızının yaşanabilir bölgesinin iç sınırında yer alıyor; yani yüzey sıcaklığının sıvı suyu destekleyebilecek düzeyde olma ihtimali mevcut.

Yalçınkaya’nın hesaplamalarına göre gezegenin ortalama yüzey sıcaklığı yaklaşık 63°C olabilir. Ancak:

  • Atmosferin bileşimi,

  • Sera etkisi,

  • Bulut yapısı,

  • Yüzey yansıtıcılığı

gibi faktörler, gerçek sıcaklığı tahmin edilenden çok daha sıcak veya çok daha soğuk hâle getirebilir.

Bu nedenle gezegen, atmosferinin varlığını ve yapısını incelemek için James Webb Uzay Teleskobu’nun (JWST) gözetimine uygun “yüksek potansiyelli” bir hedef olarak gösteriliyor.

TOI-5799c neden önemli?

  • Karasal kategoride olması (kayalık yüzey).

  • Yaşanabilir bölgede bulunması.

  • Atmosfer incelemesine uygun büyüklükte olması.

  • Atmosferinde biyolojik izler saptanabilme ihtimali.

Bu özellikler, onu Dünya dışı yaşam arayışı açısından öne çıkan adaylardan biri hâline getiriyor.

TOI-1743b: Atmosferini kaybetmiş bir Süper-Dünya

Çalışmanın bir diğer önemli gezegeni TOI-1743b, yıldızına çok yakın bir yörüngede yer alıyor. Gezegen yalnızca 4 günde bir yıldızının etrafında dönüyor. Yüksek enerjili parçacıklara maruz kaldığı için atmosferini büyük oranda kaybetmiş olduğu düşünülüyor.

Yalçınkaya, “Bizim Dünya’mız manyetik alan sayesinde korunuyor. Bu gezegen ise çok yüksek ısı ve radyasyona maruz kaldığı için atmosferinin soyulmuş olması muhtemel” dedi.

TOI-6223b: Sıcak-Neptün sınıfında ilgi çekici bir örnek

Neptün boyutlarında olan TOI-6223b’nin yıldızına yakınlığı nedeniyle sıcak bir atmosferi olduğu düşünülüyor. Ancak gezegenin atmosfer bileşiminin anlaşılması için ek gözlemler gerekiyor.

Bu tür “sıcak-Neptünler”, gaz devlerinin oluşum süreçlerini anlamada önemli veri sağlayan nadir gezegen türleri arasında.

Çok uluslu çalışma: 20 teleskop, onlarca bilim insanı

Çalışmanın danışmanı Prof. Dr. Özgür Baştürk, bu keşiflerin büyük bir uluslararası iş birliği gerektirdiğini belirtti.

Baştürk, “Selçuk’un öncülük ettiği bu çalışma, birçok ülkenin bilim insanını ortak bir hedef için bir araya getirdi. Teleskop ağının genişliği, bulguların doğruluğunu büyük ölçüde artırdı.” dedi.

Baştürk ayrıca TOI-5799c’ye ayrı bir önem verdiklerini vurguladı:

“Gezegen karasal, yaşanabilir bölgede ve atmosfer araştırmalarına çok uygun. JWST’nin zaman ayırabileceği en güçlü adaylardan biri.”

Türkiye’nin uzay bilimlerindeki görünürlüğü artıyor

Bu keşif, Türkiye’deki genç araştırmacıların uluslararası gök bilimi çalışmalarındaki etkisini güçlendirirken, Türk gözlemevlerinin kritik bilimsel projelerde aktif rol alabileceğini de yeniden kanıtladı.

İTÜ, AÜ Kreiken Rasathanesi, TUG ve Türkiye’deki diğer akademik kurumların son yıllarda artan uluslararası iş birlikleri, ülkenin gelecekteki keşiflerde daha fazla söz sahibi olacağına işaret ediyor.

İlgili içerikler